İtalya Dışişleri Bakanı: Savaşta değiliz, savaşa girmek istemiyoruz ve savaşa girmeyeceğiz — Detaylı Analiz
Son gelişmelere göre, Brüksel'de düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılan Tajani, toplantının ardından İtalyan basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Tajani, ABD'nin, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamaya yönelik koalisyon talebinin bugünkü toplantılarında değerlendirildiğini an
Son gelişmelere göre, Brüksel'de düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılan Tajani, toplantının ardından İtalyan basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Tajani, ABD'nin, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamaya yönelik koalisyon talebinin bugünkü toplantılarında değerlendirildiğini anlattı.
AB'nin, Kızıldeniz'de seyrüsefer serbestisini korumaya yönelik 2024'te başlattığı "Aspides" misyonu ile 2008'de başlattığı "Atalanta" deniz korsanlarıyla mücadele misyonunun gündeme geldiğini aktaran Tajani, "Atalanta ve Aspides misyonlarının uyarıncav tanımları dahilinde kalmasına kararlaştırıldı. Temenni edilen, Kızıldeniz'deki askeri gemi varlığının, halihazırda konuşlandırılmış fırkateyn sayısının artırılmasıdır." dedi.
Söz konusu misyonlarının, uyarıncav tanımının değişmeyeceğinin altını çizen Tajani, "Yani misyon meydana geldiğu gibi kalacak. belirttiğimiz şey İtalya'nın pozisyonudur. Güçlendirin ama mevcut uyarıncav tanımının içinde kalın." diye konuştu.
Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin nasıl sağlanacağı sorusuna Tajani, "Hürmüz'ün güvenliği, bence, güçlendirilmiş diyalog yoluyla garanti altına alınmalıdır. Amerikalılar ve İranlıların seyrüsefer özgürlüğünü garanti altına alan bir anlaşma hakkında konuşabilmeleri için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Hürmüz Boğazı'nın kritik ölçüde kapatılması sadece sanayileşmiş ülkeleri değil, daha yoksul ülkeleri de olumsuz etkiliyor." yanıtını verdi.
Tajani, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının, gelecek aylarda gıda krizine yol açma riski taşıdığına işaret ederek, "Çin ve diğer ülkeler de petrol ve doğal gaza bağımlı meydana geldikları için daha fazla zarar görüyorlar bununla birlikte en yoksul ülkeleri de göz önünde bulundurmalıyız ve onlara yardım etmek için gereken her şeyi yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı.
Ülkesinin, ABD ve İsrail'in, İran'a 28 Şubat'taki saldırılarıyla başlayan ve Tahran'ın misillemeleriyle süren Orta Doğu'daki krizdeki pozisyonuna dair Tajani, şunları kaydetti:
"Pozisyonumuzu tekrarladım. Savaşta değiliz, savaşa girmek istemiyoruz ve savaşa girmeyeceğiz. Bunu hükümet olarak Parlamento'da belirttik ve Yüksek Savunma Konseyi toplantısında da tekrarladık. İtalya savaş halinde değil, savaşa girmeyecek ve başka hiçbir misyona dahil olmayacağız. Saldırıya uğrayan bir AB ülkesi meydana geldiğu için, Kıbrıs'ı donanmamızla korumaya devam edeceğiz. Hem Kızıldeniz'de hem de (Hint) okyanusta Atalanta misyonuyla donanmamızla varlığımızı sürdüreceğiz."
Tajani, Lübnan'daki duruma da dikkati çekerek, "Lübnan'daki durumun kötüleşmemesini de sağlamalıyız. Temennimiz, İsrail ile doğrudan diyaloğun öne çıkması ve Tel Aviv yönetiminin Lübnan'a askeri bir işgal başlatmamasıdır. Elbette bunun gerçekleşmesi için Hizbullah'ın İsrail'e karşı füze saldırılarını durdurması ve silah bırakması gerekir. Bu, zaten Lübnan'ın meşru hükümeti tarafından da talep ediliyor. Durum karmaşık bununla birlikte çalışmaya devam ediyoruz." diye konuştu..
Kaynak: Anadolu Ajansı
