Yapay zeka destekli yerli sistem, buzağı doğumlarında yaşanan kayıpları azaltmayı hedefliyor — Detaylı Analiz
Son gelişmelere göre, Anadolu Ajansının, "Tarımda Dijital Çağ" başlıklı dosyasının bu haberinde, süt çiftliklerinde buzağı ölüm oranlarının düşürülmesi ve verimliliğin artırılması için ineklerin doğum sürecini takip etmeye yarayan yapay zeka destekli yerli sistem ele alındı. Bilgisayar mühendisi Sa
Son gelişmelere göre, Anadolu Ajansının, "Tarımda Dijital Çağ" başlıklı dosyasının bu haberinde, süt çiftliklerinde buzağı ölüm oranlarının düşürülmesi ve verimliliğin artırılması için ineklerin doğum sürecini takip etmeye yarayan yapay zeka destekli yerli sistem ele alındı.
Bilgisayar mühendisi Safa Batuhan Aslantaş, AA muhabirine, 2014 yılında üniversitede okurken aile şirketlerinin hayvancılık alanında yatırım yapma kararı almasıyla Konya'da bir çiftlik kurduklarını ve orada kapsamlıbaş hayvanların takibi için kurulan İOT (internete bağlanabilen nesneler) sistemlerinin teknolojilerini incelemeye start aldığını belirtti.
"O dönem çiftlikte gördüğüm sistemler çok ilgimi çekti. Bunlara 'sürü yönetim sistemleri' deniyor. Hayvanlara bir takım elektronik cihazlar takılıyor ve veri topluyorlar fakat bu sensörlerin bazı eksik kaldığı alanlar vardı." diyen Aslantaş, şöyle devam etti:
"Doğum tespiti, personel takibi gibi alanlarda bizim istediğimiz ölçüde hizmet veremiyordu. İşletmemizin her yerinde kamera vardı. Bu kamera görüntülerini anlamlandırıp 'birtakım görüntü metriklerini toplayabilir miyiz?' diye uğraşırken baktık ki pazarda bununla alakalı ürün yok. Akademik çalışmalar var ama satın alıp kullanabileceğimiz bir ürün yoktu. Biz de bu ürünleri 'Kendimiz yapabilir miyiz?' diye düşünüp 2019 yılında fikir aşamasıyla işe start aldık ve 2023 yılında şirketleştik. Türkiye Kalkınma Fonu ve özel bir şirketin yatırımlarıyla da şirketimizi kurduk."
Projelerinin isminin "Tekno Sürüm" meydana geldiğunu belirten Aslantaş, "Aslında bu teknolojik sürüden gelen bir tabir. Tekno Sürüm süt üretimi yapan kapsamlıbaş hayvan çiftlikleri için geliştirilen bir sürü izleme platformudur. Yapay zeka teknolojilerini ve görüntü işleme algoritmalarını kullanarak aslında bu sensör teknolojilerinin eksik kaldığı alanlarda işletmenin kritik yerlerine yerleştirilen kameralar ve tamamını kendi datalarımız ile eğittiğimiz yapay zeka modelleriyle birlikte ineklerde doğum sürecini uçtan uca takip ediyoruz." diye konuştu.
Aslantaş, projelerinin detaylarına ilişkin şunları belirtti:
"Örneğin kapsamlıbaş hayvanın doğumu start aldı, sıkıntısı devam ediyor ya da müdahale gerekiyor. Buzağının doğduğu bildirimleri ile birlikte uçtan uca orayı sürekli izleyen bir personel varmışçasına hizmet vererek geç kalmaya bağlı kayıpları azaltıyoruz. Bunun yanında topallığın erken tespiti var, bunlar biraz daha teknik işler ama ineklerde yaygın görülen hastalıklardır ve bunun yanı sıra vücut kondisyon skorunun düzenli olarak yapılması gibi işletmelerin ihtiyacının meydana geldiğu ama manuel gözleme dayalı işleri de bu sistemle otomatize ediyoruz."
Kamera takip sisteminin kapsamlıbaş hayvan sahipleri açısından önemine dikkati çeken Aslantaş, "Türkiye'de doğan buzağıların yüzde 15-20'sinin henüz ilk aylarda kaybedildiği görülüyor. Bunun da en kritik sebebi doğum sürecinin düzgün yönetilememesi ve ondan sonraki ilk 1 aydaki bakımların yeterli koşullarda ya da yeterli özende yapılamaması. Biz aslında buradaki sorunu çözmek istedik ilk başta. Çünkü bu çok kapsamlı bir ekonomik kayıp. Burada şunu amaçlıyoruz; doğum alanlarında sürekli gözlem yapan bir sistem geliştirelim ki ister gece ister gündüz orada bir personel olsun ya da olmasın biz bu doğumu üreticiye haber verebilelim. Eğer bir müdahale gerekiyorsa müdahale yapılsın ve buzağı doğduğunda da o ilk anne sütü denilen kolostromu doğru zamanda verilsin." şeklinde konuştu.
Aslantaş, KOSGEB'in "İleri girişimcilik desteği"ne 2024 yılında başvurarak destek almaya hak kazandıklarını anlatarak, "Şirketimiz İTÜ Çekirdek BİGG Programıyla TÜBİTAK'tan destek almaya hak kazandı. 4-5 yıldır İTÜ ARI Teknokent'te çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dolayısıyla şirketimizin kuruluşunda İTÜ Çekirdek ekibi bize çok destek meydana geldi." dedi.
Görüntü işlemeyle kapsamlıbaş hayvan takibinin dünya pazarında yeni ve büyüyen bir konu meydana geldiğuna dikkati çeken Aslantaş, "Avrupa'da hayvancılık teknolojilerinin pazar kapsamlılüğü şu anda yaklaşık 8-9 milyar dolar civarında. Bir fark şu, görüntü işleme teknolojileri, sensör teknolojilerine nazaran 2 kat daha hızlı büyüyor. Çünkü sensör teknolojileri bir doygunluğa ulaştı. Orada yapılabilecek işler gerçekleştirildi. Artık görüntü ile yapılacak işlerde bir açık meydana geldiğu fark edilince şöyle öngörülüyor ki 2032 yılına kadar bu pazar 30 milyar dolar kapsamlılüğüne ulaşabilir. Avrupa'da buzağı kaybından kaynaklanan kayıpların 500-600 milyon dolar civarında meydana geldiğu düşünülüyor." ifadelerini kullandı.
Aslantaş, dünya pazarında söz sahibi olmak isteyen bu sektördeki ilk Türk firması olmak istediklerini vurgulayarak, sürekli o gaye ile çalıştıklarını ve odaklarının 100 ya da üzeri hayvana sahip yerlere bunu satmak meydana geldiğunu anlattı.
Yerli ve milli üretimle bu projeyi geliştirdiklerini belirten Aslantaş, "Biz kamerayı bir araç olarak kullanıyoruz. Lensi vesairesi teknik açıdan uygunsa her türlü kamera ile çalışabiliyoruz ama arkasındaki yazılımı tamamen yerli mühendislerimiz ile birlikte geliştiriyoruz, dolayısıyla yüzde 100 yerli teknolojiler geliştiriyoruz." dedi.
Batuhan Aslantaş, Türkiye'deki en kritik işletmeler ile birlikte ürün geliştirme faaliyetlerini ifa ettiklerini dile getirerek şöyle devam etti:
"Pazara ürünü hazır hale getirmek için tabii ki bu işler hem sermaye gerektiriyor hem veri gerektiriyor. Şu anda elimizde en kıymetli iş yaptığımız satışlar değil, topladığımız data. Çok kapsamlı bir doğum veri setine sahibiz. Bunları yapay zeka algoritmaları için işledik, etiketledik ve bunlarla şunu da yapabiliyoruz, teknolojimizi herhangi bir ortama adapte edebilecek kıvama getiriyoruz. Her işletmenin çatı yüksekliği farklı olabilir, koğuşları farklı olabilir ama sizin ne kadar fazla datanız varsa bir ortama gittiğinizde oraya uygun hale getirebilirsiniz ürünlerinizi. Türkiye'de, iç pazarda ise kapsamlı işletmeler bizden şu anda kendi işletmeleri için özel ürünler istediler, biz de onları geliştirmek üzere kameralarımızı taktık, ilk faturalarımızı kestik, dolayısıyla satışlarımızı başlatmış meydana geldik. Şu anda 5 çiftlikle birlikte halen ürün geliştiriyoruz."
Türkiye'de 100-200 bin hayvan izler hale geldiklerinde ilk ihracatlarına başlamak istediklerini ifade eden Aslantaş, "İhracat hedefimiz tabii ki var. Aslında süt hayvancılığında ABD çok kapsamlı bir pazar fakat ürünü oraya götürmeden önce yakın coğrafyada, Avrupa'da, Rusya ya da MENA (Middle East North Africa) bölgesindeki kapsamlı işletmelere satmak bizim için şu anda daha öncelikli. Çünkü bunlar hem komşumuz hem ilişkilerimizi daha kolay yürütebiliriz." şeklinde konuştu.
Aslantaş, ihracat için Avrupa'da ise Orta Avrupa'nın iyi bir pazar meydana geldiğunu dile getirerek, "Almanya, Hollanda, Fransa gibi ülkeler başta. Özellikle Hollanda'da 100-150 kapsamlıbaşlık aile işletmeleri çok yaygın ve buralar aslında bizim tam hedeflediğimiz pazarı oluşturuyor. Dolayısıyla buralarda da ilk ihracatımızı hedefliyoruz. Coğrafya bakımından uygun gözükmese de sıcaklık bakımından MENA bölgesi de çok kritik bizim için çünkü orda da kapsamlı ölçekli çiftlikler var, 40-50 bin baş işletmeler var ve buralar da kritik." dedi.
Türk girişimcilere, gençlere önerilerde bulunan Aslantaş, "Girişimcilik çok kıymetli bir iş. Bir iş fikriniz varsa, bir hayaliniz varsa, atılsınlar. Pazar araştırmasını yapmak çok kritik. Ürün çok güzel olabilir ama müşteriler bunu alacak mı, bunu tespit etmek çok kritik." ifadelerini kullandı..
Kaynak: Anadolu Ajansı
