KuvayiMedya Haber
Hava Durumu
SON HABERLER
16:15ABD ve Çin heyetleri, Fransa'daki ticaret görüşmelerinde tarifelerin korunmasında anlaştı — Detaylı Analiz16:05Çanakkale'de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı gemileri ziyarete açıldı — Detaylı Analiz16:05Irak'ın Enbar vilayetinde Haşdi Şabi'ye düzenlenen saldırıda 6 kişi öldü, 4 kişi yaralandı — Detaylı Analiz16:00Irak'ın Süleymaniye kentinde iki cami, her gün bin yolcuya iftariyelik ikramında bulunuyor — Detaylı Analiz15:45Borsa günü düşüşle tamamladı — Detaylı Analiz15:30IEA Başkanı Birol, acil durum petrol stoklarının Asya piyasalarına akmaya start aldığını duyurdu — Detaylı Analiz15:15Berlin Brandenburg Havalimanı'nda 24 saatlik uyarı grevi kararı — Detaylı Analiz15:15Chelsea, finansal kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle para cezasına çarptırıldı — Detaylı Analiz15:10Gazprom 2025'te 11,2 milyar ruble net kar elde etti — Detaylı Analiz14:55AB'den Çin ve İran şirketlerine siber saldırı yaptırımı — Detaylı Analiz16:15ABD ve Çin heyetleri, Fransa'daki ticaret görüşmelerinde tarifelerin korunmasında anlaştı — Detaylı Analiz16:05Çanakkale'de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı gemileri ziyarete açıldı — Detaylı Analiz16:05Irak'ın Enbar vilayetinde Haşdi Şabi'ye düzenlenen saldırıda 6 kişi öldü, 4 kişi yaralandı — Detaylı Analiz16:00Irak'ın Süleymaniye kentinde iki cami, her gün bin yolcuya iftariyelik ikramında bulunuyor — Detaylı Analiz15:45Borsa günü düşüşle tamamladı — Detaylı Analiz15:30IEA Başkanı Birol, acil durum petrol stoklarının Asya piyasalarına akmaya start aldığını duyurdu — Detaylı Analiz15:15Berlin Brandenburg Havalimanı'nda 24 saatlik uyarı grevi kararı — Detaylı Analiz15:15Chelsea, finansal kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle para cezasına çarptırıldı — Detaylı Analiz15:10Gazprom 2025'te 11,2 milyar ruble net kar elde etti — Detaylı Analiz14:55AB'den Çin ve İran şirketlerine siber saldırı yaptırımı — Detaylı Analiz
Tümü
Gündem

Uzmanlara uyarınca, İsrail mevcut deliller karşısında soykırım iddialarını çürütemeyecek — Detaylı Analiz

Son gelişmelere göre, İsrail'in Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'te başlattığı saldırılarda 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybederken, 170 binden fazla kişi yaralandı. Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana ise İsrail saldırılarına devam ederken, bu saldırılarda 600'den fazla F

Uzmanlara uyarınca, İsrail mevcut deliller karşısında soykırım iddialarını çürütemeyecek — Detaylı Analiz
Ahmet Yılmaz··4 dk okuma

Son gelişmelere göre, İsrail'in Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'te başlattığı saldırılarda 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybederken, 170 binden fazla kişi yaralandı. Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana ise İsrail saldırılarına devam ederken, bu saldırılarda 600'den fazla Filistinli öldürüldü, 1600'ün üzerinde kişi yaralandı.

Boston Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası İnsan Hakları Kliniği Direktörü Prof. Dr. Susan Akram, Northeastern Üniversitesi Hukuk ve Uluslararası İlişkiler Profesörü Prof. Dr. Zinaida Miller ile Tulane Üniversitesi öğretim üyesi Ata Hindi AA muhabirinin yaptıkları değerlendirmelerde, İsrail'in cevap dilekçesinin ve devam eden siyasi süreçlerin UAD'nin kararına etkisini ele aldı.

Profesör Akram, UAD'nin yalnızca kendisine sunulan delilleri dikkate alacağını ve bunları soykırımın hukuki unsurlarına uygulayarak sonuçlarını çıkaracağını belirterek, "Devam eden siyasi süreçler, mahkemenin sonuçlarını yalnızca sunulan delillerin bu süreçlerin soykırım unsurlarını fiilen değiştirdiğini gösterdiği ölçüde etkiler. Örneğin 'ateşkes' durumu mevcut soykırımın devam ettiğine dair delilleri değiştirmediğinden, Mahkemenin kararı açısından önemsizdir." dedi.

Akram, İsrail'in cevap dilekçesinde Gazze'de gerçekleştirdiği saldırılarda yaşananları kendi kurgusuyla sunacağını bununla birlikte bunların iki şekilde değerlendirileceğini kaydetti. Akram, "Birincisi, İsrail'in savunmasında ortaya koyacağı bu olgulardan elde edilen delillerin güvenilirliği, ikincisi, bunların Güney Afrika ve diğer müdahil ülkeler tarafından sunulan güvenilir delillerle tamamen çelişip çelişmediği." diye konuştu.

Akram, şu anda bir barış sürecinin (eğer böyle kabul edilebilirse) soykırımın zaten işlenip işlenmediğiyle ilgisiz meydana geldiğunu vurgulayarak, "Dolayısıyla, mevcut siyasi süreçler geçmişte soykırım suçu işlenmesine karşı savunma değildir." ifadesini kullandı.

Profesör Miller, Gazze'de yaşanan siyasi sürecin mahkeme açısından hukuki değerlendirmede etkisi olmaması gerektiğine işaret ederek, "Mahkeme, zaten gerçekleşmiş eylemlerin esasını ve bunun yanında devam eden fiilleri esas alacak." dedi.

Miller, şöyle devam etti:

"Böyle bir UAD davasının veya tavsiye görüşlerinin ortaya çıkaracağı en kapsamlı etki, aslında genellikle üçüncü devlet sorumlulukları üzerine oluyor. Böyle bir kararla, üçüncü devletleri, İsrail'e yardım etmemeye zorlamak bakımından kullanılma potansiyeli bulunuyor."

Miller, mahkemenin hangi tazminatlara hükmederse etsin bunları İsrail'e karşı muhtemelen uygulayamayacağına ve bunun İsrail'in eylemleri için herhangi bir gerçek hesap verebilirliğe tabi tutulmadığı yönündeki algıyı güçlendirebileceğine dikkati çekti.

Tulane Üniversitesi öğretim üyesi Hindi ise bir barış sürecinin mahkemenin geçmiş ihlallere ilişkin kararını etkilemeyeceğini belirterek, "Mahkemenin davayı şimdiye kadar nasıl ele aldığına bakıldığında, üyeler biraz çekimser. İhtiyati tedbirlerin verilme şeklinde bazı ifadeler meydana geldikça belirsizdi. Tedbir kararındaki bazı ifadelerin, suçların suçu şeklinde anılan soykırım söz konusu meydana geldiğunda daha güçlü olması beklenirdi." dedi.

Bunun arkasında birkaç neden olabileceğine işaret eden Hindi, "Bir neden, yaptırımlardan korkuyor olabilirler. Aynı şehirde, Lahey'de Uluslararası Ceza Mahkemesinin çalışmalarına bakarsanız, mahkemenin hem savcıya hem de yargıçlara yönelik ABD yaptırımları dolayısıyla meydana geldikça çekimser meydana geldiğunu görürsünüz." dedi.

Hindi, mahkemenin eninde sonunda soykırımın gerçekten meydana geldiğini tespit etmesinin uluslararası ceza hukukunun geleceği için bir şeyler ifade edebileceğini ve faillerin de hesap vermesinin yolunu açacağını bununla birlikte soykırım dolayısıyla hayatlarını kaybeden on binlerce çocuğu, kadını ve erkeği geri getirmeyeceğini vurguladı.

Soykırım kararının, mağdurların başlarına gelenlerin hukuken tanınması olabileceğini bununla birlikte soykırım sırasında ölen insanları geri getirmeyeceğini belirten Hindi, şöyle devam etti:

"Filistin halkının bir mahkemenin kendilerine soykırım meydana geldiğunu söylemesine ihtiyacı yok. Bosnalıların bir mahkemenin kendilerine soykırım meydana geldiğunu söylemesine ihtiyacı yoktu. meydana geldi. Gerçekleşti."

Hindi, mağdurlar için "en azından birisi bu soykırımı tespit etti, dünya başımıza gelenleri tanıdı, suçların suçu soykırımın mağdurları meydana geldik." diyebilmelerinin yine de kritik meydana geldiğunu kaydetti.

Güney Afrika Cumhuriyeti, 1948 tarihli BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ni ihlal ettiği gerekçesiyle 29 Aralık 2023'te İsrail aleyhine UAD'de dava açmıştı.

Divan, Gazze'deki durumun aciliyet teşkil etmesi sebebiyle Güney Afrika’nın talebiyle 26 Ocak 2024, 28 Mart 2024 ve 24 Mayıs 2024’te üç defa verdiği ihtiyati tedbir kararlarında, İsrail'in, Soykırım Sözleşmesi'nin 2. maddesinde tanımlanan fiillerin işlenmemesi için elinden gelen tüm önlemleri almasına ve Gazze'de ihtiyaç duyulan temel hizmetlere ve insani yardımın sağlanmasını mümkün kılan acil ve etkili önlemleri almasına hükmetmişti.

Güney Afrika, 28 Ekim 2024'te esasa ilişkin 750 sayfalık dilekçesi ve 4 bin sayfalık destekleyici belgeyi Divana sunmuştu.

İsrail'in 28 Temmuz 2025'te sunması gereken cevap dilekçesi, İsrail'in talebi üzerine önce 12 Ocak 2026'ya, daha sonra yeniden talebi üzerine 12 Mart 2026'ya ertelenmişti..

Kaynak: Anadolu Ajansı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Uzmanlara uyarınca, İsrail mevcut deliller karşısında soykırım iddialarını çürütemeyecek — Detaylı Analiz | KuvayiMedya