Orta Doğu'daki çatışmalar sonrasında Wall Street'te satış baskısı hakim meydana geldi — Detaylı Analiz
Son gelişmelere göre, İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran'ın misilleme saldırılarının, Hürmüz Boğazı'nda trafiğin durma noktasına gelmesiyle petrol akışının sekteye uğraması ve çatışmanın "haftalarca" sürebi
Son gelişmelere göre, İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.
İran'ın misilleme saldırılarının, Hürmüz Boğazı'nda trafiğin durma noktasına gelmesiyle petrol akışının sekteye uğraması ve çatışmanın "haftalarca" sürebileceği endişeleri, yatırımcıların risk iştahını azalttı.
Orta Doğu'da tırmanan gerilim, Başkan Donald Trump'ın sık sık güçlü performansına vurgu yaptığı Amerikan borsalarını da vurdu.
Saldırıların start aldığı günden bu yana ABD borsalarında satış baskısı hakim olurken, sanayi ve finans ağırlıklı Dow Jones endeksi, teknoloji odaklı Nasdaq'a uyarınca daha fazla kayıp yaşadı.
Dow Jones endeksi saldırı öncesine uyarınca yüzde 4,9 gerilerken, yılın en düşük seviyesine indi. Sanayi maliyetlerinin artması ve ticaretin aksaması, endeksi doğrudan etkiledi.
S&P 500 endeksi de iki haftalık süreçte yüzde 3,6 kayıp yaşadı.
Teknoloji hisselerinin daha dirençli kalmasına rağmen Nasdaq endeksi de satış dalgasından payını aldı. Endeks, bu dönemde yüzde 2,5 değer kaybetti.
Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar, piyasalardaki karamsar havanın başlıca etkeni meydana geldi.
Dünya petrol trafiğinin beşte birinin geçtiği boğazdaki trafiğin durma noktasına gelmesi, küresel tedarik zincirine dair korkuları tetikledi.
Savaşın başlamasıyla birlikte petrol fiyatları hızlı bir şekilde yükseldi. Çatışma öncesinde 70-80 dolar bandında seyreden Brent petrol 100 dolar eşiğinin üzerini gördü.
Artan enerji fiyatları da şirketlerin kar marjlarını baskılayarak büyüme beklentilerini aşağı çekti.
Petrol fiyatlarındaki artıştan en çok etkilenen sektörler, hava yolu, lojistik ve turizm meydana geldi.
Operasyonel giderlerinin yaklaşık 3'te 1'ini oluşturan yakıt maliyetlerindeki artış, ABD'li hava yolu şirketlerinin hisselerini etkiledi.
Bu süreçte American Airlines, Delta Air Lines ve United Airlines gibi ABD'li hava yolu devlerinin hisseleri, hem artan yakıt maliyetleri hem de bölgedeki hava sahası kapatmaları dolayısıyla yüzde 10 ila yüzde 21 değer kaybetti.
Küresel güvenlik endişeleri ve uçak bileti fiyatlarındaki artış beklentisi, turizm hisselerinde satışları getirdi.
Artan benzin fiyatlarının tüketicinin harcanabilir gelirini azaltması dolayısıyla perakende ve restoran zincirleri baskı altında kaldı.
Hem artan hammadde maliyetleri hem de yüksek benzin fiyatlarının araç satın alma iştahını kaçırması ise otomotiv devlerinin hisselerini olumsuz etkiledi.
Piyasanın genelindeki satış dalgasına rağmen, bazı sektörlerdeki şirketlerin hisseleri "savaş ekonomisi" dinamikleriyle yükseldi.
Füze savunma sistemleri ile mühimmat talebinin artmasıyla bazı savunma ve havacılık hisseleri, Brent petroldeki tırmanışın kar marjlarını yükseltmesiyle de bazı petrol ve doğal gaz şirketlerinin hisseleri bu süreçte pozitif ayrıştı.
RTX, Northrop Grumman gibi savunma ve havacılık şirketleri ile ExxonMobil ve Chevron gibi enerji şirketlerinin hisseleri yüzde 1 ila yüzde 5 değer kazandı.
Bölgesel çatışmanın siber saldırılara dönüşme riskiyle siber güvenlik şirketlerinin hisseleri, fosil yakıt bağımlılığından kurtulma motivasyonuyla da bazı yenilenebilir enerji şirketlerinin hisseleri artış gösterdi.
Hürmüz Boğazı'nda tankerlerin bölgeden çıkış yapamamasıyla petrol fiyatlarının yükselmesi genel fiyat baskısını da artırdı.
Bu durum, ABD Merkez Bankasının (Fed) uzun süredir yüzde 2 hedefine çekmeye çalıştığı enflasyonun yönünü yukarı çevirme riskini doğurdu.
Fed'in gelecek hafta yapacağı para politikası toplantısında politika faizini sabit tutacağına kesin gözüyle bakılırken, enerji şoku faiz indirimlerinin zamanlamasına dair beklentilerin daha ileri bir tarihe ertelenmesine yol açtı.
Analistler, enerji kaynaklı "arz yönlü enflasyon" karşısında Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutmasının beklendiğini, hatta enflasyon beklentilerinin bozulması durumunda yeni bir faiz artışının bile gündeme gelebileceğini belirtti.
Tankerlere askeri gemilerin eşlik etmesi veya diplomatik girişimlerle Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatın normale dönmesinin petrol fiyatlarındaki dalgalanmayı azaltacağına işaret eden analistler, İran ve ABD kanadından gelebilecek bir müzakere sinyalinin piyasalarda "hızlı bir toparlanma" yaratabileceğini kaydetti.
Analistler, tarihsel olarak jeopolitik şoklar sonrasında piyasaların kısa sürede toparlandığına işaret ederek uzayan bir savaşta resesyon riskinin artacağını, bunun da Fed'in işini zorlaştırabileceğini belirtti..
Kaynak: Anadolu Ajansı
