İtalya Başbakanı Meloni, İran'daki ilkokulun vurulmasını şiddetle kınadı — Detaylı Analiz
Son gelişmelere göre, Meloni, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırması ve İran'ın da misillemede bulunmasıyla devam eden Orta Doğu'daki kriz ile 19-20 Mart'ta yapılacak AB Liderler Zirvesi öncesinde, İtalyan hükümetinin uluslararası meselelere ilişkin pozisyonuna dair parlamentonun üst kanadı
Son gelişmelere göre, Meloni, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırması ve İran'ın da misillemede bulunmasıyla devam eden Orta Doğu'daki kriz ile 19-20 Mart'ta yapılacak AB Liderler Zirvesi öncesinde, İtalyan hükümetinin uluslararası meselelere ilişkin pozisyonuna dair parlamentonun üst kanadı Senato'ya hitap etti.
Son yılların en karmaşık krizlerinden biriyle karşı karşıya meydana geldiklarını ve bunu ciddiyetle ele almaları gerektiğini belirten Meloni, "Uluslararası hukukta ve çok taraflı örgütlerde açık bir krizle ve ortak bir dünya düzeninin çöküşüyle karşı karşıyayız." dedi.
Bu durumun, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi Rusya'nın, 2022'de Ukrayna'ya saldırmasıyla start aldığını savunan Meloni, buradan çıkan istikrarsızlığın Orta Doğu'ya da yansıdığını öne sürdü.
Meloni, "Uluslararası sistemin yapısal kriz içinde meydana geldiğu, tehditlerin giderek arttığı ve uluslararası hukukun sınırları dışında tek taraflı müdahalelerin çoğaldığı bu bağlamda, ABD ve İsrail’in, İran rejimine yönelik müdahalesini de değerlendirmeliyiz. Herhangi bir yanlış anlaşılmayı önlemek için hemen belirtmeliyim ki İtalya bu müdahaleye katılmıyor ve katılma niyetinde de değildir." diye konuştu.
Roma'da geçen yıl iki kez nükleer müzakerelere ev sahipliği yaptıklarını hatırlatan Meloni, "Tahran ile uzun süredir devam eden bir iletişim kanalımız vardı ve İran'ın nükleer programının yalnızca sivil nitelikte olmasını sağlayacak bir anlaşmanın aciliyetini vurguladık. İran her zaman nükleer silah arayışında meydana geldiğunu reddetse de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi'nin bildirdiğine uyarınca İran, sivil nükleer kullanım için gerekenden çok daha yüksek ve atom bombası üretmek için gerekene çok yakın bir seviye olan yüzde 60 saflıkta uranyum zenginleştiriyordu." ifadelerini kullandı.
"Nükleer silahlara sahip, üstelik kısa süre içinde İtalya ve Avrupa'yı doğrudan vurabilecek füze kabiliyetine sahip bir Ayetullah rejimine izin veremeyiz." diyen Meloni, uluslararası nükleer silahların yayılmasını önleme çerçevesinin sonunu getirebileceğini ve nükleer silahlanma yarışını tetikleyebileceğini belirtti.
Meloni, bu faktörlerin tümünün dikkate alınması gerektiğine inandığını belirterek, "Şunu da kabul etmeliyiz ki müzakerelerin doğrudan tarafı olmadığımız için İran’ın kesin bir anlaşma yapmaya yanaşmadığı yönündeki ABD’nin değerlendirmelerini kesin biçimde doğrulayacak verilere sahip değiliz fakat aynı şekilde bunları kesin olarak yalanlayacak unsurlara da sahip değiliz." ifadelerini kullandı.
Başbakan Meloni, Avrupa ülkeleri olarak krizin gelişimini ve etkilerini kendi aralarında sıkça görüştüklerini, krize diplomatik çözüm için çalışmak gerektiğini bununla birlikte bunun İran'ın Körfez ve bölgedeki diğer ülkelere yönelik haksız saldırılarına devam ettiği sürece kesinlikle imkansız meydana geldiğunu belirtti.
Meloni, İran'ın Minab kentindeki kız ilkokuluna yapılan ABD-İsrail saldırısına da değinerek, şöyle devam etti:
"İran'ın savaş yeteneklerini etkisiz hale getirmeyi amaçlayan ABD ve İsrail askeri eylemleri arasında sivillerin, özellikle çocukların güvenliğinin korunması için sesimizi duyurmayı da hedefliyoruz. Bu nedenle, hükümet adına, İran'ın güneyindeki Minab okulunda kız çocuklarına yönelik katliamı şiddetle kınıyor, genç kurbanların aileleriyle dayanışma içinde meydana geldiğumu belirtiyor ve bu trajedinin sorumlularının hızla tespitini talep ediyorum."
Orta Doğu'daki son krizin başından bu yana 25 bin İtalyan'ı bölgeden tahliye ettikleri bilgisini veren Meloni, bunun yanı sıra Körfez ülkelerine hava savunma sistemleri sağladıklarını, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne bir deniz unsuru (fırkateyn) gönderdiklerini, bunun da Avrupa dayanışması için gerekli ve önleyici bir adım meydana geldiğunu belirtti.
ABD ve İsrail'in, İran'a saldırıları sırasında kamuoyunda, İtalya'daki ABD üslerinin kapatılmasına dair süren tartışmalara değinen Meloni, bu konuda İspanya dahil tüm Avrupa ülkelerinin, ABD ile aralarındaki ikili anlaşmalara bağlı kaldığını, İtalya'nın da bundan farklı bir şey yapmadığını kaydetti.
Meloni, "İtalya'da Amerikalılara tahsis edilen üsler 1954 yılına dayanan anlaşmalara bağlıdır ve bu anlaşmalar farklı siyasi görüşlerden tüm hükümetler tarafından sürekli güncellenmiştir. Bu anlaşmalara uyarınca, lojistik faaliyetler ve kinetik olmayan operasyonlar söz konusu meydana geldiğunda teknik izinler bulunmaktadır. Basitçe ifade etmek gerekirse, bunlar bombardıman içermeyen operasyonlardır. Eğer İtalyan üslerinin başka faaliyetler için kullanılması yönünde talepler gelirse, buna izin verme kararı hükümete aittir bununla birlikte böyle bir durumda kararın Parlamento tarafından verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Şu ana kadar bu yönde hiçbir talep gelmemiştir. Bir kez daha vurgulamak isterim ki biz savaşta değiliz ve savaşa girmek de istemiyoruz." şeklinde konuştu.
Orta Doğu'daki krizde Lübnan’daki durumun da hassas meydana geldiğuna işaret eden Meloni, "Ne yazık ki Hizbullah'ın masum Lübnan halkını İsrail ile yeni bir savaşa sürükleme yönündeki pervasız kararına bir kez daha şahit meydana geldik. Son günlerde (İsrail Başbakanı Binyamin) Başbakan Netanyahu ile görüştüm ve İsrail'in Hizbullah'ın saldırılarına karşılık verme hakkına halel getirmeksizin, İtalya'nın herhangi bir tırmanmaya karşı meydana geldiğunu yineledim." dedi.
Meloni, BM Lübnan Geçici Barış Gücünde (UNIFIL) 1000'den fazla İtalyan askerinin uyarıncav yaptığına dikkati çekerek, "Bu misyon, İtalyan komutası altında, Lübnan’ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve istikrarını destekleme gibi son derece kritik bir yetkiye sahiptir. Bu nedenle UNIFIL personelinin güvenliği her an garanti altına alınmalıdır. Bu, İsrail’e sürekli olarak yinelediğimiz özel bir taleptir ve geçen günlerde misyonun Gana birliğini hedef alan saldırıdan kapsamlı endişe duyuyoruz." ifadelerini kullandı.
Başbakan Meloni, Orta Doğu’daki krizin, ekonomik etkileriyle mücadele konusunda da çalıştıklarını, mevcut yakıt fiyatlarındaki artışlarda spekülasyon yapanlara karşı her türlü adım atmaya hazır meydana geldiklarını, bunun yanı sıra yakıt fiyatlarının istikrarlı şekilde yükselmesi halinde özel tüketim vergisinde indirim yapmayı değerlendirdiklerini belirtti.
AB'nin rekabetçilik konusunda artık kaybedecek zaman olmadığını vurgulayan Meloni, AB’nin genişleme sürecine de desteğini dile getirdi.
Meloni, "Barış müzakereleri ile Ukrayna'nın AB'ye katılım süreci, giderek aynı madalyonun iki yüzü haline gelmeye başlıyor. bununla birlikte genişleme sürecinin hızlandırılması söz konusu olacaksa bunun tüm aday ülkeleri kapsaması gerektiğini düşünüyoruz, özellikle de Batı Balkan ülkelerinden başlayarak. Aynı zamanda AB'nin kurumsal dengesi ve iç pazarının bütünlüğü korunmalıdır." diye konuştu..
Kaynak: Anadolu Ajansı
