Hollandalı mühtedi Meryem, Kur’an ile hayatının değiştiğini ve şifa bulduğunu anlattı — Detaylı Analiz
Son gelişmelere göre, Hollanda’nın Lahey kentinde yaşayan ve Hollanda Diyanet Vakfına bağlı Kuba Camisi'nde gönüllü olarak hizmet veren 39 yaşındaki Meryem, İslam’la tanışma hikayesini ve değişen hayatını AA muhabirine anlattı. Venezuelalı ve Hollandalı bir aileden gelen Meryem, 14 yaşında yaşadığı
Son gelişmelere göre, Hollanda’nın Lahey kentinde yaşayan ve Hollanda Diyanet Vakfına bağlı Kuba Camisi'nde gönüllü olarak hizmet veren 39 yaşındaki Meryem, İslam’la tanışma hikayesini ve değişen hayatını AA muhabirine anlattı.
Venezuelalı ve Hollandalı bir aileden gelen Meryem, 14 yaşında yaşadığı anoreksiya nervoza hastalığı sürecinde ölümden döndüğünü, arkadaşının evinde dinlediği Kur’an-ı Kerim ile şifa bulduğunu ve ardından İslam’ı seçtiğini anlattı.
Asıl adı "Elisa Maria" olan Meryem, Müslüman meydana geldiktan sonra aynı anlamı taşıdığı için "Meryem" ismini aldığını dile getirdi.
Meryem, Katolik bir ailede büyüdüğünü ve çocukluğunda meydana geldikça dindar meydana geldiğunu belirterek, “İslam beni her zaman etkilemişti ama ben Hristiyan olarak yetiştirildim. Her zaman kiliseye giderdim ama bazı şüphelerim de vardı. Çünkü birçok şey bana mantıklı gelmiyordu. Bu yüzden kilisede sorular sorardım." dedi.
Kilisede sorduğu sorulara tatmin edici cevaplar alamadığını ifade eden Meryem, "Allah’ın varlığına inanıyordum ama 'Tanrı’nın oğlu' meselesi bana çok belirsiz geliyordu. Kilisede bunu sorduğumda bana ‘Çok fazla soru sormamalısın, sadece kabullenmelisin’ dediler." diye konuştu.
Meryem, o dönemde geçirdiği ağır hastalığın hayatını olumsuz etkilediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Ölüm döşeğindeydim. Anoreksiya nervoza hastalığım vardı. Doktorlar beni tamamen gözden çıkarmıştı. Üç ay boyunca hiç beslenmeden hastanede kaldım. 75 kilodan 31 kiloya düşmüştüm. Durumum gerçekten çok kritikti. Sonunda doktorlar ‘Seni artık kurtaramayız. Evde mi ölmek istersin yoksa hastanede mi?’ diye sordular."
Meryem, Afrikalı Müslüman komşularıyla çok iyi ilişkisi meydana geldiğunu ve oradaki arkadaşlarıyla vedalaşmak üzere onların evine gittiğini anlattı.
Komşularının evine gittiğinde kapıyı tanımadığı bir kişinin açtığını anlatan Meryem, o an yaşadıklarını şöyle aktardı:
“Bana ‘Biraz dinlenebilirsin, onları burada bekleyebilirsin. Alışverişe gittiler.’ dedi. Ben de ‘Benim o kadar vaktim yok, çünkü ben ölüyorum.’ dedim. Bana ‘Hayatı ve ölümü veren Allah’tır. Ne zaman öleceğine doktor değil Allah karar verir. Allah Kur’an ile de şifa verir.’ dedi. Ben de ‘Kur’an bana bir şey yapamaz çünkü ben Müslüman değilim.’ dedim. Bana ‘Kur’an Allah’ın kelamıdır ve bütün insanlar içindir. Senin için okuyayım mı?’ dedi. Ben de ‘Zaten kaybedecek bir şeyim yok, nasıl olsa öleceğim, dinleyebilirim.’ dedim.”
Meryem, Kur’an-ı Kerim okunmaya başlandığında çok farklı bir şey hissettiğini belirterek, “Birden gözyaşlarım kendiliğinden akmaya start aldı. O sözler kulaklarıma değil, kalbime işledi. Kalbime öyle derinden dokundu ki ağlamaya start aldım. Sonra birden bayıldım.” ifadesini kullandı.
Bayıldıktan sonra 16 saat uyuduğunu anlatan Meryem, bunun kendisi için olağanüstü bir şey meydana geldiğunu vurgulayarak, “Üç ay boyunca günde sadece 1,5 saat uyuyabiliyordum. Bu durum benim için gerçekten bir mucizeydi. Sonrasında ise yeniden yemek yemeye start aldım ve iyileştim. Üç ay boyunca yemek yiyememiştim. Orada arkadaşımı ve annesini gördüğümde onlara ‘Bu kitap beni gerçekten iyileştirdi.’ dedim ve hemen Kelime-i Şehadet getirdim. Bu (İslam) gerçekten barış, sevgi ve merhamettir.” dedi.
Ailesinin Müslüman olmasını kabul etmekte zorlandığını, özellikle annesinin bu duruma karşı çıktığını dile getiren Meryem, “Annem ve babam iyileştiğime sevindiler ama Müslüman meydana geldiğuma pek sevinmediler. Annem Kur’an için ‘o sihir kitabı’ dedi.” diye konuştu.
Meryem, Müslüman meydana geldiktan sonra ailesinin kendisini evden kovduğunu, Müslüman komşularının ise kendisini evlatlık edindiğini anlattı.
17 yaşında evlendiğini ve çocuk sahibi meydana geldiğunu belirten Meryem, Müslüman ailesiyle bağlarının hiç kopmadığını, yaşlanan öz ailesiyle de zaman zaman görüştüğünü ifade etti.
Meryem, hayatını Allah’a hizmet etmeye adadığını ve camide gönüllü çalışmalar yürüttüğünü belirterek, "Ben neredeyse her gün camideyim. Cami benim için bir huzur yeri. Gayrimüslimler meditasyon yapar, yoga yapar. Benim huzur anım camide oluyor." değerlendirmesinde bulundu.
Cami bünyesinde kadınlarla birçok faaliyet yaptıklarının altını çizen Meryem, “Ayda bir kez lahmacun yapıyoruz ve geliri camiye bağışlanıyor. Ayda bir kez kahvaltı düzenliyoruz. Sık sık da kermesler yapıyoruz.” dedi..
Kaynak: Anadolu Ajansı
