Hollanda ve İzlanda UAD'deki soykırım davasına müdahil meydana geldi — Detaylı Analiz
Son gelişmelere göre, Uluslararası Adalet Divanından (UAD) yapılan yazılı açıklamaya uyarınca, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Soykırım Sözleşmesi çerçevesinde İsrail'e açtığı davaya Hollanda ve İzlanda müdahil olmak için bildirimde bulundu. Hollanda ve İzlanda'nın müdahillik bildirimlerinde, UAD Şart
Son gelişmelere göre, Uluslararası Adalet Divanından (UAD) yapılan yazılı açıklamaya uyarınca, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Soykırım Sözleşmesi çerçevesinde İsrail'e açtığı davaya Hollanda ve İzlanda müdahil olmak için bildirimde bulundu.
Hollanda ve İzlanda'nın müdahillik bildirimlerinde, UAD Şartı'nın 63. maddesinin kendilerine verdiği müdahillik hakkını kullandıkları ifade edildi.
Bildirimde, sivil halkı zorla yerinden etmenin bir soykırım fiili oluşturabileceği veya soykırım fiiline yol açabileceği ve zorla yerinden etmenin soykırım kastının belirlenmesinde kritik rol oynayabileceği belirtildi.
bunun yanı sıra, çocuklara karşı işlenen fiillerin farklı değerlendirilmesi gerektiği vurgulanan bildirimde, çocuklara karşı işlenen eylemlerin soykırım kastının belirlenmesinde kritik rol oynayabileceği kaydedildi.
Hollanda, soykırım fiillerinin açlık ve insani yardımın kasten alıkonulması şeklini alabileceğine ve bunun da soykırım kastının belirlenmesinde kritik rol oynayabileceğine dikkati çekti.
Bildirimde bunun yanı sıra üçüncü devletlerin soykırımı önleme yükümlülüğünün hukuki niteliği ve içeriğine de yer verildi.
İzlanda'nın müdahillik bildiriminde, soykırım sırasında gerçekleştirilen saldırıların amacını gösteren tek makul çıkarımın soykırım olması gerektiği yaklaşımı yerine, soykırımla birlikte farklı kastlar da olsa bu durumun mahkemenin soykırım tespitine engel olmaması gerektiği savunuldu.
Çocuklara yönelik saldırıların özellikle işkence ve zihinsel saldırılarda dikkatle ele alınması gerektiği vurgulandı.
İzlanda, açlığa mahkum etmenin özellikle yüksek çocuk yoğunluklu bir toplumun insani yardıma erişiminin engellenmesi ve açlığa terk edilmesinin kritik şekilde dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Bildirimde, soykırımın ortaya çıktığında devletlerin bunu engelleme ve cezalandırma yükümlülüklerinin samimi şekilde kuracakları kendi komisyonları ya da halihazırdaki uluslararası mahkemeler ve yetkili yargı organlarıyla işbirliği içerisinde yürütmüş olmasını gerektirdiği kaydedildi.
Divan, Güney Afrika ve İsrail'i, Hollanda ve İzlanda'nın müdahillik beyanlarına ilişkin yazılı görüşlerini sunmaya davet etti.
Daha önce müdahillik bildiriminde bulunan Kolombiya, Libya, Meksika, Filistin, İspanya, Türkiye, Şili, Maldivler, Bolivya, İrlanda, Küba, Belize, Brezilya, Komorlar, Belçika, Paraguay ve Norveç'in ardından Hollanda ve İzlanda ile bu sayı 18'e yükseldi.
Güney Afrika Cumhuriyeti, 29 Aralık 2023'te, 1948 tarihli Birleşmiş Milletler Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ni ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı'nda dava açmıştı.
Güney Afrika, Gazze'deki insani durumun aciliyet teşkil etmesi dolayısıyla UAD'den ihtiyati tedbirlere hükmetmesini talep etmişti.
Divan, 26 Ocak, 28 Mart ve 24 Mayıs 2024 tarihlerinde üç ayrı tedbir kararı almıştı.
Bu kararlarda İsrail'in, Soykırım Sözleşmesi'nin 2. maddesinde tanımlanan fiillerin işlenmemesi için gerekli tüm önlemleri alması, İsrail ordusunun soykırım fiillerini engelleyecek tedbirleri ivedilikle uygulaması, özellikle Refah'taki soykırım tehlikesi yaratabilecek askeri operasyonları sonlandırması ve aldığı tedbirleri düzenli olarak Divan'a raporlaması istenmişti.
Divan'ın, cevap dilekçesini sunması için İsrail'e verdiği süre bugün dmeydana geldi..
Kaynak: Anadolu Ajansı
