Rusya'nın Ukrayna'daki savaşının ardından Batı, Moskova'nın petrol ve gaz gelirlerini azaltmak için çeşitli yaptırımlar uyguladı. Ancak nükleer enerji sektörü, bu yaptırımlardan büyük ölçüde etkilenmedi. Rusya'nın devlet destekli nükleer şirketi Rosatom, uluslararası alanda nükleer enerji projelerini genişletmeye devam ediyor ve bu durum, Rusya'nın enerji stratejisinin önemli bir parçası haline gelmiş durumda.
Nükleer Enerji Sektöründeki Büyüme
Rosatom, sadece finansman ve teknolojik destek sunmakla kalmıyor, aynı zamanda nükleer santrallerin inşası için tam çözüm paketleri sunuyor. 2024 performans raporuna göre, yurt dışındaki projelerden elde edilen gelir, bir önceki yıla göre %10 artarak 18 milyar dolara (15.5 milyar euro) ulaştı. Ancak bu rakam, Rusya'nın petrol ve gaz ihracatından elde ettiği gelirle karşılaştırıldığında oldukça küçük kalıyor. 2024 yılında Rusya, yaptırımlara rağmen, petrol ve gaz ihracatından altı kat daha fazla gelir elde etti.
Finlandiya, Rusya'nın tam ölçekli Ukrayna işgali sonrasında Rosatom ile olan sözleşmesini iptal ederken, Bangladeş'teki Rooppur santrali gibi projeler devam etmektedir. Ayrıca, Macaristan'daki Paks II santrali ve Türkiye'nin Akkuyu santrali gibi projelerde de inşaat faaliyetleri sürmektedir. Uzmanlar, bu durumun Rusya'nın uzun vadeli stratejisi ile bağlantılı olduğunu ifade ediyor.
Küresel Güney'de Nükleer Enerji Ticareti
Rusya, nükleer enerjiyi yaymak amacıyla özellikle Afrika'daki ülkelerle işbirlikleri kuruyor. 2025 Temmuz'unda Niger'in askeri yönetimi ile nükleer işbirliği anlaşması imzalayan Rosatom, Burkina Faso ve Mali gibi ülkelerle de benzer anlaşmalar gerçekleştirdi. Bu anlaşmalar, stratejik bir hedef doğrultusunda nükleer santraller inşa etme amacını taşıyor.
Rusya ayrıca, Afrika'nın önemli bir kaynağı olan uranyum üzerinde de büyük bir etki kurma çabasında. Niger'deki uranyum madenlerini kullanmak için niyetlerini açıklayan Rusya, bu ülkede barışçıl nükleer enerji geliştirme sistemleri oluşturmayı planlıyor. Bu durum, Sahel ülkelerinin eski sömürge gücü Fransa ile ilişkilerini yeniden değerlendirmesi ve Rusya ile daha derin enerji bağları kurma çabalarıyla çelişiyor.
Nükleer İşbirliklerinin Uzun Vadeli Etkileri
Rusya'nın nükleer enerji alanındaki işbirlikleri, sadece enerji arzıyla sınırlı kalmıyor. Nükleer tesis satın almak, uzun vadeli bir destek ve bağımlılığı da beraberinde getiriyor. Bu tür işbirlikleri, Rusya'nın diğer ülkelerle olan diplomatik ilişkilerinde önemli bir rol oynuyor. Nükleer santralleri olan ülkeler, genellikle Rusya'nın dış politikası konusunda daha esnek bir tutum sergiliyorlar.
Örneğin, birçok ülke, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrasında Birleşmiş Milletler'deki oylamalarda ya çekimser kalıyor ya da Rusya aleyhine oy vermekten kaçınıyor. Bu durum, Rusya'nın nükleer işbirliklerini, uluslararası ilişkilerde bir diplomatik araç olarak kullanma becerisini gösteriyor.
Uzmanlar, Rusya'nın nükleer enerji alanındaki etkisinin artmasının, küresel enerji dinamiklerini önemli ölçüde değiştirebileceğini öngörüyor. Nükleer işbirlikleri aracılığıyla, Rusya'nın yalnızca enerji alanında değil, aynı zamanda siyasi ve diplomatik alanda da etkisini artırması bekleniyor.

