İsrail, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte İran'a yönelik başlattığı saldırılarla, uzunca bir zamandır sürdürdüğü bir politikayı hayata geçirmeye çalışıyor: İçeriden bir rejim değişikliği.
Geçtiğimiz Cumartesi günü İran'ın Yüksek Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu doğrudan İran halkına hitap etti. Farsça yaptığı konuşmasında, onlara sokaklara dökülme çağrısında bulunarak, "Korku rejimini devirmek için milyonlarca kişiyle çıkın" dedi.
Saldırıların Arka Planı
İsrail'in İran'a yönelik hava saldırıları, 500'den fazla insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Bu saldırılar, özellikle İran'ın güneyindeki bir kız okulunda 180 öğrencinin ölümüyle sonuçlandı. Netanyahu, "Sizin acılarınız ve fedakarlıklarınız boşa gitmeyecek," diyerek, ABD-İsrail hava saldırılarının İran'daki rejim değişikliği için bir fırsat sunduğunu vurguladı.
Ancak, İran'daki muhalefetin çeşitliliği ve farklı görüşler, durumu karmaşık hale getiriyor.
Kamuoyundaki Görüşler
Londra King's College'de Savaş Çalışmaları bölümünde öğretim görevlisi olan Ahron Bregman, "İsrail, İran'da bir rejim değişikliği görmek istiyor, ancak bu sürecin sorunsuz geçip geçmeyeceği konusunda pek de kaygılı değil," dedi.
Bunun yanı sıra, eski İsrail hükümeti danışmanı Daniel Levy, İsrail'in rejim değişikliğinden çok, İran'ın çöküşüne daha fazla ilgi duyduğunu belirtiyor. "İsrail, İran'ın çökmesini ve bu durumun Irak ile Körfez'e sıçramasını istiyor," diyor Levy.
İsrail halkı, savaşın uzunluğu konusunda belirsizlikler taşısa da, mevcut hükümetin bu durumu nasıl yöneteceğine dair kaygılar var. ABD'nin askeri harcamalarının çoğu, İsrail'in saldırılarını desteklemekte, ancak ABD'deki kamuoyu bu duruma pek sıcak bakmamaktadır.
Savaşın Olası Sonuçları
İsrail'in İran'a karşı başlattığı bu saldırılar, bölgedeki dengeleri değiştirebilir. Uzmanlar, İran'ın yanıtlarının sadece kendi topraklarıyla sınırlı kalmayabileceğini, bölgedeki diğer ülkeleri de etkileyebileceğini öngörüyor.
Bunun yanı sıra, İran'ın toprak bütünlüğüne yönelik tehditler, bölgedeki diğer ülkelerin de güvenliğini sorgulatabilir.
Netanyahu'nun liderliğindeki hükümet, bu tür bir savaşın getireceği sonuçlar konusunda net bir stratejiye sahip görünmüyor. Bunun yanında, İsrail halkının büyük bir kısmı, İran’a karşı yürütülen savaşta ABD'nin desteğiyle birlikte aktif bir tutum sergilemekte.
Sonuç olarak, İsrail'in İran'da rejim değişikliği hedefi, hem bölgedeki güç dengelerini hem de uluslararası ilişkileri derinden etkileyebilir. Savaşın seyrinin nasıl gelişeceği ise belirsizliğini koruyor.

