İran'daki çatışmalar, diasporada yaşayan İranlıların ruh halini sarsıyor. Maryam, ailesiyle iletişim kurmaya çalışırken, her gün bir belirsizlik içinde yaşadığını ifade ediyor. 33 yaşındaki Maryam, Madrid'de yaşıyor ve ailesinin İran'da yaşadığı zorluklar hakkında bilgi almak için sabahlara kadar uyanık kalıyor. Ailesinin durumu hakkında ne olacağını bilmeden geçirdiği zamanlar ona büyük bir kaygı veriyor.
İran diasporası, tarih boyunca siyasi baskılardan, ekonomik zorluklardan ya da daha iyi bir yaşam umuduyla yurtlarını terk eden insanlardan oluşuyor. Ancak şu anki çatışmalar, bu bireylerin hayatlarını altüst ediyor. Maryam gibi pek çok kişi, ülkesindeki gelişmeleri takip ederken büyük bir çaresizlik hissediyor. "O topraklar bedenimin her hücresinde var. İran benim diğer annem gibi,” diyor Maryam, gözyaşlarını tutamayarak.
Çatışmanın Hızla Yayılması
Geçtiğimiz Ocak ayında, ABD'nin bölgedeki askeri varlığı arttı. O dönemde ABD Başkanı Donald Trump, İran'a doğru yola çıkan büyük bir askeri gücü duyurmuştu. 28 Şubat'ta, dünya genelindeki gözlemcilerin endişeleri gerçek oldu ve ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırıları başladı. Bu saldırılar sonucunda en az 1,230 kişi hayatını kaybetti. Ölümler arasında İran'ın en üst düzey liderlerinden olan Ali Hamaney de bulunuyor. Bu durum, İran'ın yanındaki ülkelerde de gerginliğin artmasına sebep oldu.
Sara, Londra'da yaşayan bir öğrenci, ailesinin evini bulmak için sürekli İran'dan gelen haberleri takip ediyor. "Burası bizim aile evimiz. Burada çocukluğum geçti. Şu an onu izlemek bir işkence gibi,” diye belirtiyor. Aynı zamanda Hiwa, İran'ın batısındaki bir şehirden gelen bir başka ses. O da ailesinin güvenliği hakkında endişeler taşıyor.
Siyasi Travmalar ve Gelecek Korkusu
İran'daki huzursuzluklar, diasporadaki bireyler için yeni bir durum değil. Maryam, annesinin siyasi bir mahkum olduğunu ve kendisinin de 2009 yılında gerçekleşen Yeşil Hareket protestolarına katıldığını hatırlatıyor. Bu tür olaylara tanıklık eden bireyler, yaşadıkları travmaları unutmuyor. Maryam, geçmişteki protestolardan bir fotoğraf bulduğunda, özgürlük arayışlarının ne kadar derin olduğunu bir kez daha anlıyor.
İran'daki çatışmaların sona ermesinin ardından ülkede ve halkta bir değişimin yaşanacağına dair umut taşıyan kimse yok. Tüm diasporadaki bireyler, sevdiklerinin hayatta kalabilmesi için endişe taşıyor. Maryam, annesinin zor zamanlarda gösterdiği güçten ilham alarak, İran'ı ve onun güzelliklerini unutmamak gerektiğini vurguluyor. "Tüm bu karanlıkların üzerine, güzel vatanımızı asla kimseye unutturmayacağım,” diyor Maryam.

