Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein belgeleri, cinsel suçlardan hüküm giymiş finansörün, Afrika'daki etkisini gözler önüne seriyor. 23 Ocak'ta açıklanan belgelerde, Epstein'ın bazı önde gelen Afrika liderleriyle olan ilişkileri detaylandırılıyor. Ancak, bu belgelerde yer almak suç anlamına gelmiyor.
Belgeler, Epstein'ın eski Güney Afrika Cumhurbaşkanı Jacob Zuma, Senegal'in eski Cumhurbaşkanı Abdoulaye Wade'in oğlu Karim Wade ve Zimbabwe'nin merhum Cumhurbaşkanı Robert Mugabe gibi isimlerle bağlantılarını ortaya koyuyor. Özellikle Epstein'ın, Fildişi Sahili Cumhurbaşkanı Alassane Ouattara'nın bir akrabasıyla olan ilişkisi dikkat çekiyor. Bu bağlantı, Epstein’ın arkadaşlarından biri olan İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın, Ouattara'ya bir kitlesel gözetim sistemi önerisini sunmasına olanak tanıdı.
Fildişi Sahili ile İsrail Arasındaki Bağlar
Belgelerdeki bilgilere göre, Ouattara ve Barak arasındaki görüşmelerin 2012'nin ortalarında başladığı belirtiliyor. Ouattara'nın, güvenlik anlaşması umuduyla Kudüs'e yaptığı ziyarette, Barak ile bir araya geldiği anlaşılmakta. Ziyaret öncesinde, Ouattara'nın hükümetine karşı bir darbe girişimi olmuştu ve bu durum, ülkenin güvenlik ihtiyaçlarını artırmıştı.
Ouattara'nın oğlu Dramane ve yeğeni Nina Keita'nın da Epstein ile New York'ta buluştuğu belgelerde yer alıyor. Keita'nın Epstein ile olan yakın ilişkisi, Epstein'ın Ouattara ile bağlantı kurmasına yardımcı oldu. 2012'nin Eylül ayında Ouattara'nın oğlu ile olan görüşmesinin ardından, Epstein, Barak ile gizli bir toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantının detayları ise gizli tutuluyor.
Güvenlik Anlaşması ve Olası Sonuçları
Ouattara'nın Kudüs ziyareti sonrasında, 2012'nin sonunda bir İsrail heyeti Abidjan'ı ziyaret etti. Burada, Ouattara'nın güvenlik sistemleri hakkında bilgi istediği bildirildi. 2013'te Barak, Ouattara'ya 150 milyon dolarlık bir güvenlik savunma planı sundu. Ancak, planın yüksek maliyeti nedeniyle anlaşma sağlanamadı.
Her ne kadar anlaşma imzalanmamış olsa da, iki ülke arasındaki ilişkiler gelişerek devam etti. 2014'te İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman, Fildişi Sahili'nde resmi bir ziyarette bulundu ve iki ülke arasında bazı anlaşmalar imzalandı. Fakat bu anlaşmaların detayları açıklanmadı. Fildişi Sahili, İsrail'den askeri gemi ve uçak alımları yapmaya devam etti.
Epstein'ın bağlantılarının, Fildişi Sahili'nin güvenlik politikalarını nasıl etkilediği hala belirsizliğini koruyor. Ülkedeki demokratik süreçlerin gerilediği ve güvenlik sistemlerinin uluslararası ilişkiler üzerindeki etkileri tartışma konusudur.
Bu belgeler, Epstein’ın Afrika’daki siyasi elitlerle olan ilişkilerinin ötesinde, uluslararası güvenlik dinamiklerini nasıl etkileyebileceğine dair önemli ipuçları veriyor. Barak’ın, Boko Haram krizini bir fırsat olarak görmesi de dikkat çekici bir başka nokta olarak öne çıkıyor.

