Columbia Üniversitesi, New York'ta, ABD göçmenlik uygulama ajanslarının (ICE) bir öğrenciyi gözaltına almak için yalan söylediğini duyurarak büyük bir tepki topladı. Üniversitenin geçici başkanı Claire Shipman'ın yaptığı açıklamada, federal ajanların 6:30'da (GMT 13:30) üniversitenin bir yurt binasına girdiği bildirildi.
Olayın Detayları
Shipman, federal ajanların, bir "kayıp kişi" aramak için binaya girmek üzere yanlış bilgi verdiklerini belirtti. “Bu aşamada anladığımız kadarıyla, federal ajanlar binaya girmek için yalan beyanlarda bulundular. Daha fazla ayrıntı toplamak için çalışıyoruz” dedi.
Ayrıca, Shipman, “Tüm kolluk kuvveti ajanlarının, üniversitenin özel alanlarına erişim için yargı kararı veya yargı celbi alması gerekmektedir” diye ekledi. Bu durum, göçmenlik savunucuları tarafından anayasa ile korunan hakların ihlali olarak değerlendiriliyor.
Gözaltına alınan öğrencinin kimliği açıklanmadı, ancak öğrenci gazetesine göre Ellie Aghayeva isimli bir sinirbilim araştırmacısının hedef alındığı belirtildi. Aghayeva, sosyal medya hesabından durumu hakkında bilgi vererek, “Güvendeyim ve iyiyim” ifadelerini kullandı.
Tepkiler ve Protestolar
Olay üzerine New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, durumu Trump ile görüştüğünü belirtti. Mamdani, “Columbia Üniversitesi öğrencisi Elaina Aghayeva hakkında endişelerimi paylaştım ve kendisi kısa süre içinde serbest bırakılacak” dedi. Bu açıklamadan sonra Aghayeva, arkadaşlarıyla paylaştığı mesajda, “DHS beni yasa dışı olarak gözaltına aldı. Lütfen yardım edin” dedi.
Protestocular, olayın ardından üniversite kampüsünde toplandı. New York Valisi Kathy Hochul, ICE ajanlarının eylemlerini kınayarak, “ICE ajanları gerekli belgeye sahip değildi, bu yüzden bir öğrencinin özel konutuna girmek için yalan söylediler” ifadelerini kullandı.
Olayın Arka Planı
Trump yönetimi, göçmenlik politikaları çerçevesinde birçok öğrenciyi hedef alarak geniş çaplı bir deportasyon kampanyası yürütüyor. Geçtiğimiz yıllarda, Columbia Üniversitesi, pro-Palestine gösterilerine katılan öğrencileri hedef alarak büyük tartışmalara yol açmıştı. Üniversite, Trump yönetimiyle 1.3 milyar dolarlık fonun kesilmesi tehdidi üzerine bir anlaşma yapmış ve bu durum akademik özgürlüğü kısıtlamakla suçlanmıştı.
Aghayeva’nın gözaltına alınması, bu olayların bir yansıması olarak görülüyor. Eğitim kurumunun bu tür durumlarla karşılaşması, akademik özgürlük ve insan hakları açısından ciddi endişeleri beraberinde getiriyor.
Gözaltına alınan öğrencinin durumu ve bu tür uygulamaların etkileri, göçmenlik politikalarının geleceği hakkında önemli bir tartışma yaratabilir. Eğitim kurumlarının ve yasama organlarının bu tür durumlar karşısındaki tavırları, göçmenlerin hakları üzerine etkili sonuçlar doğurabilir.

