Arnavutluk'ta son yıllarda yaşanan femisit vakaları, kadınların korunması için mevcut sistemin yetersizliklerini gözler önüne seriyor. 2021 ile 2023 arasında 24 femisit olayı kaydedilirken, uzmanlar, bu durumun acil bir yanıt gerektirdiğini vurguluyor. Hükümetin kadınları koruma adına attığı adımlar yeterli görünmüyor ve daha etkili bir sistemin kurulması gerektiği ifade ediliyor.
Kadınların Korunmasında Yaşanan Zorluklar
Laureta isimli bir kadın, 10 yıl boyunca süren fiziksel ve psikolojik şiddetin ardından, Arnavutluk'ta yerel bir polis karakoluna giderek yardım talep etti. Korkmasına rağmen, iki kızını koruma kararı aldı ve eşi hakkında yasal işlem başlattı. Polis, vakayı acil risk değerlendirmesine tabi tutarak, mahkemeye yönlendirdi. Mahkeme, 48 saat içinde eşinin evden uzaklaştırılmasına ve çocuklarıyla iletişim kurmasının yasaklanmasına karar verdi. Ancak, mahkeme kararlarına rağmen, Laureta'nın yaşadığı maddi zorluklar devam ediyor.
Laureta, "Koruma kararı ve mahkeme kararlarıyla zorluklar bitmiyor. Hayatınızı sıfırdan yeniden inşa etmeniz gerekiyor," diyor. Bu durum, Arnavutluk'taki kadınlara uygulanan koruma sisteminin ne kadar yetersiz olduğunu gösteriyor.
Femisit ve Yasal Tanım Eksiklikleri
Femisit, cinsiyete dayalı motivasyonla bir kadının veya kız çocuğunun kasten öldürülmesi anlamına geliyor. Arnavutluk'ta femisit, ceza kanununda ayrı bir suç olarak tanımlanmıyor ve cinsiyet motivasyonu yalnızca ağırlaştırıcı bir sebep olarak kabul ediliyor. Kadın Hakları Savunucuları, femisit teriminin yasada yer alması gerektiğini savunuyor. 2021-2023 yılları arasında yaşanan 32 cinayetten 24'ü femisit olarak sınıflandırılırken, bu vakaların çoğunda mağdurların daha önce şiddet deneyimi yaşadığı görülüyor. Ancak yalnızca altı kadın, şiddeti polise bildirmiş.
Koruma Mekanizmalarının Etkililiği
2021-2025 yılları arasında Arnavutluk'ta 11,819 koruma emri verildi. Ancak bu koruma emirleri her zaman kadınların fiziksel güvenliğini sağlamıyor. Uzmanlar, mevcut yasal ve sosyal altyapının yetersiz olduğunu, acil yanıt mekanizmalarının hızlandırılması gerektiğini belirtiyor. Arnavutluk'ta, kadınlar için rehabilitasyon ve yeniden entegrasyon merkezleri mevcut, ancak bu sistemin etkinliği sorgulanıyor.
Ekonomik, kültürel ve kurumsal eşitsizliklerin şiddete neden olduğunu belirten uzmanlar, şiddetin kök nedeninin patriyarkal zihniyet olduğunu vurguluyor. Kadınlar, toplumda mülk ve utanç kaynağı olarak görülüyor. Bu durum, şiddeti artırarak femisit vakalarına yol açıyor.
Uluslararası Tavsiyeler ve Yasal Boşluklar
Ekim 2023'te, Kadınlara Yönelik Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Komitesi, Arnavutluk'un ceza yasasını femisiti özel olarak suç olarak tanımlayacak şekilde değiştirmesini önerdi. Uzmanlar, yasal reformların ve koruma emirlerinin önemli olduğunu, ancak patriyarkal zihniyetin köklü bir şekilde değiştirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Laureta'nın durumu, zamanında müdahalenin hayat kurtarıcı olabileceğini gösteriyor. Ancak koruma emirlerinin ihlal edilmesi ve ekonomik destek yetersizlikleri, kadınların güvenliğini tehdit ediyor. Femisitin ayrı bir suç olarak tanımlanması, hızlı yanıt mekanizmalarının güçlendirilmesi ve şiddet karşıtı eğitimlerin önemi, bu tür trajedilerin önlenmesi için kritik adımlar olarak öne çıkıyor.
Femisit, bir silah sesiyle başlamaz; sessizlikle, günlük korkuyla ve kontrolün normalleşmesiyle başlar. Bu sorunlar kökünden çözülmedikçe, istatistikler, asla tekrarlanmaması gereken hikayeleri anlatmaya devam edecektir.

